27 Ağustos 2014 Çarşamba

the von bondies - pawn shoppe heart

internet archive'de gezinirken rock724.com için 8 sene önce yazdığım bir yazıyı buldum. ellemeden buraya koyuyorum.

***

the von bondies,  jack white (white stripes)'ın detroit’in bağrından yetenekli gençleri bulup piyasaya tanıtma girişimleri sayesinde hatrı sayılır derecede fan edinmiş bir grup. zaman zaman yaptıkları müzikte punk etkileşimlerini görmek mümkün, ama direkt olarak bir tarza sokmak mümkün değil. hatta bir tarza sokmaya çalışmanın bir süre sonra saçmalıktan öteye gitmediğini anlıyorsunuz.

pawn shoppe heart grubun jack white’la olaylı bir şekilde tüm bağlarını koparması sonucu (jack white’ın von bondies vokalisti jason stollsteimer’i dövmesi vs..) kendileri tarafından prodükte edilen (cümleye gel!) ikinci stüdyo albümü. albümü dinlemeye başlar başlamaz kayıt kalitesinin olumlu yönde değiştiği hemen göze çarpıyor. ilk albümde (the lack of communication) kaliteli müziğe eşlik eden anlamsız cızırdamalar uyuzuma gitmişti şimdi bunu düzeltmişler. müzikal olarak ise söyleyebileceğim tek şey, adamların hiperaktifliği daha bir artmış.  albümü dinlerken tüm negatif elektriğiniz yok oluveriyor.

albümde “not that social” dışında boş şarkı yok gibi. aslında o şarkı da standartlar dahilinde gayet neşe pınarı bir eser olsa da, gitarist ve basçı ablalarımızın yaptığı vokal şarkının ortalarına doğru sıkıcı bir hal oluyor. ama sıra jason stollsteimer’e gelince, soluk soluğa, nefes almadan söylüyor sanki. amerikan klişesiyle sonlandıracak olursak, “don’t miss it !”.

17 Ağustos 2014 Pazar

2014 yılının en iyi şarkısı.

henüz sene bitmedi ama mike oldfield nuclear ile çıtayı çok yükseltti. vokalde şarkı kaydedildiği sırada henüz sadece bir epsi bulunan the struts'ın vokalisti luke spiller devleşmiş.

23 Haziran 2014 Pazartesi

bazen şarkı sözlerindeki "man" ve "woman" kelimeleri yer değiştirmeli

teknolojik özlemek:

  • birisi(leri)nin adını google'a değişik varyasyonlarla yazıp silmek. 
  • eski mesajları okumak, kötü mesajları hızlıca geçmek.
  • daha çok birlikte fotoğrafın olmadığına üzülmek.
insanlar hayatından ürpertici bir hızla geçip gidiyor. 
sokaklar, yollar, kaldırım taşları, evler, pencereler, her yerde bir iz var.
bir zaman fevkalade güzel vakit geçirdiğin insanlara ait izler.

en çok da bu güzel vakitler tehlike arz ediyor.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Le Mans 2014


Le Mans 24 saat 2014, 11 Haziran'da antrenman turlarıyla başladı. Le Mans diyince akıllara ilk olarak Prototip sınıf olan LMP1-H gelir. LMP1-H için Le Mans'ın Formula 1'i diyebiliriz.

Bu sene son yıllarda süregelen Audi hegemonyası sona erecek mi derseniz buna cevap vermek oldukça güç. Le Mans tarihinin en başarılı takımı Porsche ve 1999'da seriden ayrılan Toyota geri dönüş yaptı.

Toyota 2014 Sezonu FIA WEC (World Endurence Championship)'de ilk iki yarışı aldı. Dün yapılan sıralama turlarında da beklendiği gibi 1. oldular.


Bu sene yarışacak kişiler arasında bolca eski Formula 1 pilotu yer alıyor, bunları listeleyecek olursak:

  • Lucas di Grassi (No. 1 Audi R18 e-tron Quattro, LMP1-H)
  • Alexander Wurz/Stephane Sarrazin/Kazuki Nakajima (No. 7 Toyota TS040 Hybrid, LMP1-H)
  • Anthony Davidson/Sebastien Buemi (No. 8 Toyota TS040 Hybrid, LMP1-H)
  • Mark Webber (No. 20 Porsche 919 Hybrid, LMP1-H)
  • Nick Heidfeld (No. 12 Rebellion R-One Toyota, LMP1-L)
  • Mika Salo (No. 27 SMP Racing Oreca 03 Nissan, LMP2)
  • Marc Gene (No. 38 Jota Sport Zytek Z11SN Nissan, LMP2)
  • Christian Klien (No. 43 Newblood by Morand Morgan Judd, LMP2)
  • Karun Chandhok (No. 48 Murphy Prototypes Oreca 03 Nissan, LMP2)
  • Gianmaria Bruni/Giancarlo Fisichella (No. 51 AF Corse Ferrari F458 Italia, GTE-Pro)
  • Olivier Beretta (No. 71 AF Corse Ferrari F458 Italia, GTE-Pro)
  • Jan Magnussen (No. 73 Corvette Racing Corvette C7.R, GTE-Pro)
  • Bruno Senna (No. 97 Aston Martin Racing Aston Martin Vantage, GTE-Pro)
  • Shinji Nakano (No. 70 Team Taisan Ferrari F458 Italia, GTE-Am)
  • Pedro Lamy (No. 98 Aston Martin Racing Aston Martin Vantage, GTE-Am)
Koyu renkli ile işaretlediklerimiz LMP1-H yani en iddiali (hybrid) sınıfta yarışacaklar. 

Benim bu seneki yarıştaki favorim ise futbolculuktan motor sporlarına başarıyla geçiş yapan Fabien Barthez!
Barthez bu sene Fransa GT Şampiyonasını kazandı. Le Mans'ta da LMGTE AM, yani amatör klasmanında yarışacak. Amatör klasman diyince koftiden bir sınıf olduğu sanılmasın. Profesyonel sınıftan farkı minimum geçen seneki standartlara uyan araçların yarışabilmesine izin verilmesi.


Haftasonu bol bol Eurosport izlemenizi tavsiye ederim. Berkem Ceylan, Yiğit Top ve Korhan Savran bu sene de muhteşem anlatacaklar olan biteni. 


20 Mayıs 2014 Salı

citroen ax, nürburgring ve 7 yıl


ismi açıklanmayan bir hız meraklısı 7 yıl uğraştıktan sonra nordschleife'da 10 dakikalık barajın altına inmeyi başarmış. bu başarının önemi ise bunu  1993 model, 52 beygirlik bir dizel citroen ax ile yapmasında yatıyor. rekoru kırmak için fransa - bordeaux'dan 1115 kmlik bir yolculuk yapması gerekiyor. bir değil, iki değil. tam onuncu seferde, 118. turunda 10 dakikanın altına inmeyi başarıyor.


citroen'in tud3 isimli dizel motoru sağlamlık problemleriyle nam salmış. bu yüzden şimdiye kadar 9 motor ve 5 vites kutusu değişimi gerekmiş. 685000 kilometreyi deviren araçta xenon farlar, yağ basıncı arttırımı, yokohoma advan ön lastikler, kule gergisi (şasinin yorgunluğu göz önüne alınırsa yolda kalması için takılması mecburi gözüküyor) ve kule gergisini beslemek için 1.5 dizel versiyonundan alınan alüminyum egzost dışında değişiklik yapılmamış.


isimsiz kahramanın yaptığı turu ve sevincini görmek isterseniz buyrun:





3 Mayıs 2014 Cumartesi

Kent - Tigerdrottningen



İsveç’in en önemli pop-rock grubu Kent 20. yılını devirmek üzereyken yepyeni stüdyo albümü ile semalarda beliriyor. Grubun 2007 yılında yayınlandığı Tillbaka Till Samtiden ile birlikte Synthesizer dozunu git gide arttırdığını biliyoruz. Bu 90lar ve 2000lerin ortalarındaki Kent severlerin alışmakta zorlandığı bir dönem oldu. Kent yine çok başarılı şarkılar yapmayı başardı ama albüm bütünlüklerinde sıkıntılar mevcuttu.

11. Stüdyo albümü Tigerdrottningen (Kaplan Kraliçe) ile Kent eski ve yeni tarzını birleştirme formulüne gitmiş. Albümün açılış şarkısı” Mirage” ilk duyuşta aşık olduğum ve tekrar tekrar dinlediğim bir parça oldu. Son yıllardaki en başarılı ve gösterişli Kent şarkısı olabilir. Son albüme göre albüm genelinde daha melodik bir yapı mevcut. Kapanış şarkısı “Dan Andra Sidan” (Diğer Taraf) Hagnesta Hill’deki Protector kadar dokunaklı bir parça. “Allt Har Sin Tid” (Her Şeyin Bir Zamanı Var) ilk dakikasının ardından enerjisiyle oldukça gaza getiriyor, işte synth bir rock parçasında böyle kullanılmalı dedirtiyor. “Innan Himlen Faller Ner” özellikle davul kullanımı ile bir zafer alayı havasında.

Her ne kadar sözlerini anlamasam da çevirilerine baktığımda Kent’in en politik albümü olduğu anlaşılıyor. Özellikle “La Belle Epoque” ‘u incelemenizi öneririm. Grubun son zamanlarda çıkardığı en eli yüzü düzgün ve bütünlüğü olan albümü Tigerdrottningen. Aynı zamanda yine son zamanlardaki en rock albümü. Müzik çalarınızda en az bir tur dönmesini tavsiye ederim.